Toplumun yapısını güçlendiren, şekillendiren, aile birliğinin en önemli unsuru ve toplumun temel taşı olan Türk kadını ve Türk annesinin daima özveri ve sevginin kaynağı olduğunu belirten BAAE Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, şu ifadelere yer verdi: “Sadece ev hayatında değil iş hayatında ve sosyal hayatta da kendini ispat etmiş olan kadınlarımız Cumhuriyetimizin kuruluşunda da önemli misyon üstlenmiştir. Bağımsızlığa giden yolda cephede ve cephe gerisinde destansı bir mücadele vererek erkekler ile beraber omuz omuza etkin görevler almışlardır. Şanlı tarihimize baktığımızda Türk kadını tarihimizin her devresinde eşsiz fedakarlık ve cefakarlık göstermiş, cephelerde kahramanlıklarla destanlaşmış, hayatın her alanında önemli sorumluluklar almıştır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ sözünün muhatabı olan kadınlar, doğumdan ölüme kadar her alanda hayatın merkezinde olan kadınlar, bizi biz yapan güzide değerlerimizdir.”

“SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA, KADININ EKONOMİK HAYATA AKTİF KATILIMI İLE MÜMKÜNDÜR”

İnternette ''Satılık Bebek'' Şoku! Yer Türkiye İnternette ''Satılık Bebek'' Şoku! Yer Türkiye

Kadınların iş dünyasında aktif rol alarak aile ekonomisine katkı sağladığını dile getiren Yardımcıoğlu, şunları kaydetti: “Tarih boyunca hep baş tacı ettiğimiz kadınlarımız, günümüz dünyasında kutsal annelik görevinin yanında iş hayatında da varlıklarını sürdürerek aile ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır. Kadınların, güçlü bir ekonomi için sadece üretimde değil yönetimde ve karar mekanizmalarında da mutlaka yer alması gerekiyor. Bunun için de kadınlar risk almalı, inisiyatif almalı. Erkek iş gücünün ağırlıklı olduğu sektörlerde bile gördük ki uygun çalışma koşulları sağlandığı takdirde kadınların üstesinden gelemeyeceği hiçbir iş ve çalışamayacağı hiçbir sektör yok. Toplumlar için güçlü kadın her daim mihenk taşıdır. Sürdürülebilir kalkınma, kadının ekonomik hayata aktif katılımı ile mümkündür. Hoşgörüsüyle, özverisiyle, çalışkanlığıyla toplumun temeli olan kadınlarımızın eşit, özgür ve huzurlu bir hayat sürmesi hepimizin temel arzusudur. Bu duygu ve düşüncelerle şehit ve gazi yakını kadınlarımız başta olmak üzere; sevginin, şefkatin ve fedakarlığın sembolü olan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım.”