Özellikle denim ve iplik alanlarında dünyanın sayılı üreticilerinden biri olan Şirikçioğlu, lokomotif sektör olan tekstilde iplik, indigo boya, dokuma, ve terbiye işletmeleriyle entegre bir yapıya sahip. Her yıl geleneksel olarak açıklan ISO  500’de üç şirketi yer alan firma,  özellikle denim ve iplik alanlarında dünyanın sayılı üreticilerinden biri olmayı başardı.

Şirikçioğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Atıf Şirikçi, iş modeli içinde kültürel kodları Anadolu değerleri oluştururken, üretim ve pazarlama vizyonlarıyla bir dünya şirketi olmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Tekstil sektöründe Kahramanmaraş ve Kayseri’de yer alan toplam 22 işletmemizde, 4000’i aşan çalışanımızla üretim yapıyoruz. İstanbul’da yer alan ana pazarlama ofisimizle tüm dünyaya ulaşıyoruz. Enerji, inşaat, perakende, tarım ve hayvancılık sektörlerinde ise tüm yatırımlarımız Kahramanmaraş’ta bulunmaktadır.

Kamuya 1.360 personel alınacak Kamuya 1.360 personel alınacak

Ana faaliyet alanı olan tekstilde çok geniş ürün portföyüne sahibiz. Karde, penye, kompakt karde, kompakt penye, open end, Vortex, POY, tekstürize iplik, ham dokuma, indigo boyama, non-denim, denim dokuma ve terbiye alanlarında 22 farklı işletmede 162000 iğlik ring, 20692 rotorluk open end, 2632 iğlik tekstürize, 800 iğlik Vortex iplik üretimi kapasitesi ile günlük 350 ton iplik, aylık 10 milyon metre denim ve non-denim kumaş üretimi yapıyoruz.”

2022 yılındaki hedefleri ve bu hedeflerin gerçekleşmesine ilişkin açıklamalarda bulunan Şirikçi, “Biliyorsunuz, devletimiz Cumhuriyetimizin 100. yılında 300 milyar USD ihracat hedefi koydu. Biz sanayicilere bu yolda çok iş düşüyor. Şirikçioğlu grubu olarak bu hedefe inanıyoruz. Tüm planlamalarımız dünyada mevcudiyetimizi artırmak ve bir Dünya şirketi olmak yönünde” dedi.

Şirikçioğlu Mensucat olarak, 2022 yılında 85000 ton pamuk ipliği, 5000 ton polyester iplik ve 85 milyon metre denim/non denim kumaş üretimi gerçekleştirdiklerini belirten Atıf Şirikçi,  bu yıl için, 110 milyon USD ihracat hedefini aşmayı öngördüklerini kaydetti.

Şirikçi, “İlk iki çeyrekte aldığımız sonuçlar ve pazar payımızdaki artış bu hedefleri bize daha da yaklaştırıyor. Öte yandan, yine bu yıl içinde 24 MW büyüklüğünde çatı üzeri GES yatırımını tamamlayacağız. Yeşil enerjiyi de oldukça önemsediğimizi belirtmekte fayda var” dedi.

Pandeminin iş süreçlerine yansımasına ilişkin  görüşlerini de dile getiren Atıf Şirikçi, şunları kaydetti:

“Biliyorsunuz, pandemi tüm dünyada, üretim, tedarik, lojistik ve tüketim olmak üzere nerdeyse tüm alanlarda ritim bozukluğuna ve belirsizliklere neden oldu. Ham maddeye ulaşım hiç bu kadar zor olmamıştı.

Üretim ve tedarik zincirinin aksamaması için ihtiyatlı bir hammadde temini gerekliliği hasıl oldu. Bu durum daha fazla stokla çalışma gerekliliğini ortaya çıkardı. Finansman maliyetlerini artarken; beraberinde fiyat istikrarsızlıkları meydana geldi. Dahası, fiyatlar yükselirken avantaj sağlarken, düşüş trendine girildiğinde ise piyasa koşullarının üzerinde maliyetler ortaya çıktı.  Nerden bakarsanız bakın, sürdürülemez bir durum söz konusu.

Öte yandan, 2021 yılında ürünün çok değerli olması nedeniyle yatırımların artması ile ürün arzında artış oldu. 2022’de ise talep daraldığında bu sefer üretim fazlası ortaya çıktı.”

TÜM DÜNYADA ENFLASYON VAR

Akıf Şirkiçi, hammadde sıkıntısına yönelik değerlendirmede de bulunarak, bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Hammadde konusunda yaşanan zorluklar değişkenlik gösteriyor. Aslına baktığınızda, lojistik konusunda yaşanan dengesizlikler hammadde teminini doğrudan etkiliyor. Zaman zaman fiili hammadde sıkıntısı yaşanırken; fiyat istikrarsızlığı da başlı başına hammaddeden kaynaklanan bir soruna dönüşmüş durumda. Hali hazırda tekstil sektöründe hammadde konusunda yaşanan en önemli sorun ise pamuğun zamanında teslim edilememesi ve fiyatındaki değişken hareketler.  

Hali hazırda tüm dünyada enflasyonist baskı var, durgunluk bekleniyor. Söz konusu gelişmelerin etkisine yönelik değerlendirmeniz ne olur? Nasıl bir strateji izleyeceksiniz bu durumda?

Hammadde volatilesi kadar, bir diğer önemli problemimiz ise enerji fiyatlarındaki anormal artış. Bu durum Türk sanayicisinin rekabet avantajını önemli ölçüde etkiliyor. Grubumuzun özellikle tekstil sektöründeki ana oyunculardan biri olması, yüksek üretim hacmi ve ürün çeşitliliği dikkate alındığında sıkışan piyasaların getirdiği bir rekabet avantajı oluşacaktır. Muhtemelen ölçek ekonomisine takılan üreticilerin rekabet şansı azalacaktır. Bunu fırsata çevirmek istiyoruz. Bunun yanında verimliliği artıracak önlemler de alacağız. Özellikle enerji alanında. Çatı GES yatırımı, üretimde son teknoloji kullanımı ile enerji tasarrufu bunlardan başlıcaları. Ve elbette, dünyayı Pazar olarak görmek ve bir Dünya şirketi organizasyonuna dönüşmek.”

KUR ARTIŞI VE PARİTEDEKİ HAREKET

Kur artışının genel olarak rekabet güçlerini olumlu etkilediğini belirten Atıf Şirikçi, “ Bu durum, ihracat odaklı pazarlama organizasyonuna sahip olmamızdan kaynaklanıyor. Lakin, kurdaki artışın finansman maliyetlerini aşırı derecede artması bilançolarımız üzerinde olumsuz etkiye neden oldu. Ayrıca yabancı para cinsinden kullanılan krediler nedeniyle banka limitlerinin yetersiz kalması gibi bir sonuç doğurdu ki; bu durum hazırlıksız olan firmalarda finansmana erişimi olumsuz etkiledi. Tüm bunların yanında, paritedeki hareketlilik USD maliyet ve EUR geliri olan ihracatçılara önemli derecede maliyet baskısı oluşturdu” diye konuştu.

KRİZLER FIRSATLAR DA GETİRİR

Krizlerin beraberinde fırsatları  da getirdiğine vurgu yapan Atıf Şirikçi, “İnsanlık tarihi boyunca bu hep böyle olmuştur. Kısa ve öz söyleyelim. Kızıl elmamız tüm Dünya olacak. Burda ise ilham kaynağımız, devletimizin 100. yıl hedefidir” dedi.